(3)

Künstlerin: Aydan Murtezaoğlu (Istanbul)
Abgebildetes Werk: „HIP ACTIVITIES – displacement / balcon series : SAVAŞA HAYIR ( NO WAR )“ (2003–2006)
Text von Erden Kosova (Istanbul) [DE] [EN] [TR] [HR] [SI] [HU] [CZ]

Dikişler Çözülürken

Türkiye toplumu günümüzde hızlı bir dönüşüm sürecine girmiş görünüyor. Cumhuriyet projesinin modernist dayanakları ciddi sarsıntılar yaşamakta. İdeal vatandaş olarak tahayyül edilen özne tipinin (Batılı, kentli, seküler değerlere bağlı kalacak ve yaşamını gelecekteki ulusal başarılara fedakârca adayacak vatandaşlar) 84 yıllık bir süreç içinde nüfusun ciddi kısmını şekillendirdiği bir gerçek. Bürokrasinin işletimini üstlenen, ekonomik faaliyetlerde öne çıkan, yüksek eğitim kurumlarını dolduran, kamusal alanda görünürlüğe sahip bu ayrıcalıklı vatandaş tipi, yakın zamana kadar hegemonik ağırlığını korumayı sürdürdü. Ne var ki sosyolojik nitelikli kaymaların ertesinde yakın döneme kadar geri kalmış, muhafazakâr, eğitimsiz, bağnaz ve taşralı olarak görülen, paradoksal biçimde kimi zaman ‘halk’ terimiyle aşağılanan kesimler, toplumsal erki paylaşmaya başlamış durumda. Bu durum, toplumsal yaşamı sürekli ortadan yaran ikiliklerin (laik-müslüman, zengin-yoksul, doğu-batı, alevi-sünni) görünürlük kazanması, belirginleşmesi sürecini hızlandırmış görünüyor.

Bu poster için kullanılan imge, Aydan Mürtezaoğlu’nun ‘Hip Etkinlikler’ başlıklı fotoğrafik kompozisyonları arasında yer alıyor. Sanatçı önceki işlerinde kullandığı basit photoshop müdahalelerine bu çalışmada da yer vermiş; kendi aile albümünden seçip aldığı, balkonda çekilmiş fotoğraflarla bugüne ait nümayiş görüntülerini birbiri içine yerleştirmiş. Dikkatli bir bakış, kullanılan unsurlar arasındaki zaman aralığını hemen farkediyor. Fark sadece saç kesimleri ve kıyafetlerden ibaret değil. Balkonda kameraya verilen pozlar farklı yaşayış biçimlerine rağmen uyumlu, huzurlu aile portresini yansıtmakta. Politik ayrışmaların henüz keskinleşmediği, gelir seviyeleri arasında uçurumlar oluşmadığı bir dönemde homojen, sınıfsız bir toplum idealine yakın duran imgeler bunlar. Sokakta ise farklı politik görüşlere sahip, heyecanlı, devingen, öfkeli insanlar savaş karşıtı bir nümayiş içinde yürüyorlar. Fotoğrafı oluşturan dönemsel unsurlar arasında tam bir zıtlık kurmak da mümkün değil aslında. Bir yanda özel ve kamusal alanlar arasındaki geçirgenliği sağlayan ‘balkon’un halen işlevsel olduğu, sokak ile ev arasında organik bir iletişimin ve şeffaflığın mevcut olduğu 60’lı ve 70’li yıllara ait bir aile görüntüsü var. Kompozisyonu oluşturan ikinci imge ise dayatılan bu yalnızlaşmaya isyan edenlerin, yani balkonları, pencereleri giderek küçük tutulan yeni apartman dairelerinden dışarı taşarak sokağı yeniden sahiplenmek isteyen kitlelerin görüntüsü.